Mustafa Kemal ATATÜRK
Eğitimdir ki, bir milleti ya özgür, bağımsız, şanlı, yüksek bir topluluk halinde yaşatır; ya da esaret ve sefalete terk eder.

Mevcut eğitim sisteminin sahip olduğu yatay eksen verilim çalışma dönemini tamamlamış gibi görünmektedir. Mevcut eğitim sistemleri yatay eksenli olarak organize edilmiş olduğu için sürdürülebilirlikleri gittikçe zayıflamaktadır. Mevcut eğitim sistemlerinin yatay eksenli olması nedeniyle özellikle bireylerin eğitim haklarının kullanılması, sistem içinde bulunan bireylerin eğitim ihtiyaç ve beklentilerinin karşılanmasına yönelik ciddi sorunlar ortaya çıkmaktadır. Mevcut eğitim sistemlerinde yatay eksene sıkı sıkıya bağlı kalınması nedeniyle bireyin kendini geliştirme fırsatlarını kontrol atında tutulmasına ve sınırlandırılmasına neden olmaktadır. Yatay eksende daha çok toplumun beklentileri ve gruplara kazandırılacak ortak özellikler üzerine odaklanıldığı için bireylerin sahip oldukları özellikleri ile eğitim sisteminin içinde bulunmaları genellikle engellemekte veya göz ardı edilmektedir. Birey yerine gruba odaklı olan yatay eksenli eğitim sistemi bireyin gelişimi açısından engelleyici olabilecek ilkelere sıkı sıkıya bağlı kalarak kendi sürdürülebilirliğini sağlamaktadır.

İlköğretim, ortaöğretim, lise ve Lisans eğitim sürecinde yatay eksen uygulamalarına sık sıkıya bağlı kalınırken sadece lisans üstü eğitimlerde kısmen dikey eksen anlayışının bazı özelliklerinin uygulandığı söylenebilir. Yatay eksenli eğitim sisteminde gerçekleştirilecek öğrenmeler için zamanı, konu, süreçler ve çıktılar bağlamında herkes için ortak standartlar, amaçlar, kazanımlar, yeterlikler tanımlanmıştır. Ortalama bir öğrenen için öngörülen bu özellikleri herkes aynı biçimde tamamlamak ya da başarmak zorundadır. Yatay eksenli eğitim anlayışı tıpkı önceden tasarlanmış kalıpların kullanılmasıyla seri üretim yapan bir fabrika gibi çalışmaktadır. Kalıplar, numaralar, hammadde, renk, biçim, desen kullanılarak ihtiyaç ve beklentiler dikkate alınarak üretim yapmaktadır. Bu tür seri üretim yapan bir fabrikadaki üretimde kısmi değişiklikler moda olan özellikler dikkate alınarak sisteme ilave edilmekte, pazar beklentileri ve tüketim alışkanlıkları ile ticari bakış açısı bu üretime yön vermektedir.

Okulların bir fabrikaya benzetilmesi birçok kişinin itirazına neden olabilir ancak bir eğitimci olarak mevcut eğitim sisteminin içine düştüğü çıkmazı anlatma açısından bir benzetme olarak kullanılmıştır. Bu nedenle eğitimciler, öğrenciler, öğretmenler, veliler ve sistemin kurgulanması ve işletilmesinden sorumlu olanlar bu benzetmenin dışında tutulduğunu belirtmek isterim. Çünkü bu kişiler eğitim sisteminin doğru işletilmesi için çok  fazla çalışmaktadırlar.

%d blogcu bunu beğendi: